Ceza hukuku; devletin cezalandırma yetkisini, suçları ve bu suçlara öngörülen yaptırımları düzenleyen kamu hukuku dalıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülen ceza yargılamaları, şüpheli ve sanığın hakları açısından son derece kritik bir aşamayı oluşturmaktadır.
Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan savunma hakkı, ceza yargılamasının vazgeçilmez unsurudur. Şüpheli veya sanık; suçlamaları öğrenme, susma, aleyhine delil sunmama, avukata erişim ve adil yargılanma haklarına sahiptir. Bu hakların tam olarak kullanılabilmesi için deneyimli bir ceza avukatından destek almak büyük önem taşır.
Ceza yargılaması soruşturma ve kovuşturma olmak üzere iki temel aşamadan oluşur. Soruşturma aşamasında savcılık delil toplar, ifade alır ve iddianame hazırlar. Kovuşturma aşamasında ise mahkeme, sanığın suçlu olup olmadığını değerlendirerek karar verir. Her iki aşamada da hukuki temsil kritik önem taşır.
Tutukluluk, sanığın yargılama süresince özgürlüğünden yoksun kılınmasıdır. Kanunda sayılı koşulların varlığı halinde hakim kararıyla uygulanabilen bu tedbir, en son başvurulacak yöntem niteliğindedir. Tutukluluk kararına itiraz ve tahliye talepleri için etkin bir hukuki strateji belirlemek gerekir.
Hukuki sorularınız için bizimle iletişime geçebilir, ön görüşme talep edebilirsiniz.
İletişime Geçin +90 544 327 14 33