İcra hukuku; borçludan alacağın devlet kanalıyla cebren tahsil edilmesine yönelik hukuki süreçleri düzenleyen, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda kapsamlı biçimde düzenlenen kamu hukuku dalıdır. Alacağı elinde bulunduran kişi, mahkeme kararı beklenmeksizin doğrudan icra dairesine başvurarak takip başlatabilir.
İlamsız icra takibinde alacaklı, elinde ilamı (mahkeme kararı) olmaksızın icra dairesine başvurabilir. İlamlı icra takibinde ise mahkeme kararı veya kanunun ilam niteliği tanıdığı belgelere dayanılarak takip açılır. Kambiyo senetlerine (çek, poliçe, bono) mahsus haciz yolu, daha hızlı işleyen bir takip türüdür.
Borçlu, ödeme emrine tebliğinden itibaren yedi veya on beş gün içinde icra müdürlüğüne itiraz edebilir. İtiraz üzerine takip durur; alacaklının itirazın iptali veya kaldırılması için mahkemeye başvurması gerekir. Bu süreçlerin doğru yönetilmesi hak kayıplarını önlemek açısından büyük önem taşır.
Ticaret şirketleri ve ticari faaliyette bulunan gerçek kişiler hakkında açılabilen iflas davası, borçlunun tüm malvarlığının tasfiyesini kapsar. İflas ertelemesi ve konkordato ise ticari ömrünü sürdürme potansiyeli olan borçlulara ikinci şans tanıyan yasal mekanizmalardır.
Hukuki sorularınız için bizimle iletişime geçebilir, ön görüşme talep edebilirsiniz.
İletişime Geçin +90 544 327 14 33