Sağlık hukuku; hasta-hekim ilişkisini, tıbbi müdahale koşullarını, aydınlatma yükümlülüğünü, hasta haklarını ve tıbbi hatadan (malpraktis) doğan hukuki sorumluluğu düzenleyen disiplinler arası bir hukuk dalıdır. Tıp biliminin sürekli gelişimi ve teknolojinin sağlık alanına entegrasyonu bu alanın önemini giderek artırmaktadır.
Hekimin tıp biliminin gereklerine ve hastanın rızasına aykırı eylem ya da ihmalinden kaynaklanan zararlar tıbbi malpraktis kapsamında değerlendirilir. Yanlış teşhis, hatalı tedavi, gereksiz operasyon ve yetersiz bilgilendirme bu kapsamdaki başlıca iddialar arasındadır. Hem hekim hem de hastane yönetimi, ortaya çıkan zararlara ilişkin maddi ve manevi tazminat sorumluluğuyla karşı karşıya kalabilir.
Her türlü tıbbi müdahaleden önce hastanın aydınlatılmış onamının alınması yasal zorunluluktur. Hastanın anlayabileceği dilde yapılacak müdahale, riskleri, alternatifleri ve olası sonuçlarına ilişkin kapsamlı bilgilendirme yapılmadan alınan onam hukuken geçersizdir. Bu durum hekimin sorumluluğunu doğuran önemli bir etkendir.
Hasta, sağlık hizmetine erişim, bilgi alma, mahremiyet ve şikayet haklarına sahiptir. Sağlık kurumlarındaki idari uygulamalar, SGK reddedilen ödemeler ve özel sigorta şirketi anlaşmazlıkları da sağlık hukuku kapsamında değerlendirilen konular arasındadır.
Hukuki sorularınız için bizimle iletişime geçebilir, ön görüşme talep edebilirsiniz.
İletişime Geçin +90 544 327 14 33